Farklılıkları Kucaklayan ve Birlikte Yaşama İmkânı Veren Bir Kent Nasıl Mümkün?
Yazan: Gamze Sofuoğlu, WeWALK Pazarlama & Kullanıcı Deneyimi Direktörü
Kentler, toplumsal yaşamı her katmanıyla en yoğun biçimde deneyimlediğimiz, bireysel farklılıklarımızın en görünür hâle geldiği ve eşitsizliği de en somut şekilde hissettiğimiz alanlardan. Kapsayıcı bir kenti tartışmak, aslında toplumsal yaşamın pek çok unsurunu bir arada tartışmak anlamına geliyor.
Kör biri olarak kentle kurduğum ilişkinin niteliği, sadece fiziksel çevrenin değil; karar süreçlerinin, tasarım alışkanlıklarının, dijital sistemlerin ve toplumsal davranışların toplamına tekabül ediyor; dolayısıyla kapsayıcı bir kenti mümkün kılmak; yapısal, politik ve kültürel bir dönüşüm gerektiriyor.

Engellilerin toplumsal hayat içerisinde daha eşit, daha aktif ve bağımsız var olabilmeleri ancak erişilebilirliğin her alanda uygulanması ve kapsayıcı politikaların varlığıyla mümkün olabilir. Çözümün merkezine engelli kişinin kendisini değil, o kişiyi engellenen ve dezavantajlı olmasına neden olan toplumsal bariyerlerin ta kendisini koyduğumuzda gerçek kapsayıcılıktan ve uygulanmış bir erişilebilirlik perspektifinden bahsetmemiz mümkün olabilir.
Peki, farklılıkları kucaklayan ve birlikte yaşama imkânı veren bir kent nasıl mümkün olabilir?
1. Erişilebilirliği Güvence Altına Alan Regülasyonlar:
Erişilebilirlik, kent yaşamının herhangi bir alanına eklenen “tamamlayıcı bir bileşen” değil; kent planlamasının, mimari üretimin, teknoloji tasarımının ve bilgi yönetiminin başlangıç parametrelerinden biridir. Bu nedenle erişilebilirliğin güvence altına alınması, ancak gerçek bir regülasyon altyapısıyla mümkün olabilir.
Bu çerçeve;
- Evrensel tasarım ilkesini merkeze almalı,
- Fiziksel, dijital ve iletişimsel erişilebilirliği aynı seviyede ele almalı,
- Binalardan yaya yollarına, toplu taşımadan afet yönetimine kadar tüm kentsel bileşenleri kapsamalı,
- Dijital hizmetlerin erişilebilir olmasını zorunlu kılmalıdır.
2. Regülasyonların Uygulanması, İzlenmesi ve Yaptırımları:
Erişilebilirlik alanındaki en büyük boşluklardan biri, çoğu zaman mevzuat eksikliğinde değil, mevzuatın hayata geçirilme biçiminde ortaya çıkıyor. Engellilerin deneyimlediği pek çok bariyer de çoğu zaman bu uygulama eksikliğinden doğuyor.
Bu nedenle güçlü bir uygulama ve izleme süreci gerekiyor:
- Düzenli aralıklarla yapılan bağımsız erişilebilirlik denetimleri, şeffaf raporlama süreçleri,
- Uygunsuzluk durumlarında uygulanabilir ve caydırıcı yaptırımların uygulanması,
- Belediyeler ve özel sektör için erişilebilirlik performans göstergelerinin belirlenmesi,
- Erişilebilirlik ihlallerinin, sorunlu noktaların ve kullanıcı geri bildirimlerinin paylaşılması,
- Uygulamanın değerlendirilmesinde engelli toplulukların deneyiminin belirleyici bir veri kaynağı olarak kabul edilmesi.
3. Kent Yaşamının En Önemli Aktörlerinden Özel Sektörün Sorumlulukları
Kentlilerin günlük yaşam deneyimini şekillendiren en önemli aktörlerden biri yalnızca kamu değil, aynı zamanda özel sektördür. Mobil bankacılıktan harita uygulamalarına, e-ticaretten ulaşım platformlarına, kurumsal binalardan alışveriş merkezlerine kadar geniş bir alanda özel sektör, kentsel hayatın en kritik ve etki alanı güçlü mimarlarındandır.
Bu nedenle özel sektörün kent yaşamındaki erişilebilirlik sorumluluğu stratejik bir tercihten çok daha fazlası, bir sosyal zorunluluktur:
- Ürün ve hizmet tasarımında erişilebilirlik varsayılan olmalıdır.
- Fiziksel mekânlar evrensel tasarım ilkeleriyle planlanmalıdır.
- Kurum içi politika ve süreçlerde kapsayıcılık kurumsal kapasitenin ayrılmaz bir parçası olmalıdır.
- Engellilik alanında çalışan paydaşlarla sürekli iş birliği yürütülmelidir.
4. Sivil Toplum ve Komünitenin Süreçlere Aktif Dahil olması:
Sivil toplum, sadece örgütlü yapılar değil; deneyimi yaşayan toplulukların, kullanıcıların ve gönüllülerin tamamıdır. Bu komüniteler, erişilebilirlik ihtiyacını en iyi tanımlayan ve en hızlı çözüm üreten yapılar olarak kapsayıcı kentin içgörü altyapısını oluşturur.
Bu nedenle komünitenin:
- politika üretim süreçlerine,
- uygulama planlarına,
- izleme–değerlendirme mekanizmalarına,
- tasarım toplantılarına ve erişilebilirlik denetimlerine doğrudan ve çok aktif dahil edilmesi gerekir.
WeWALK Olarak Kent Yaşamı İçin Biz Ne Yapıyoruz?
WeWALK olarak misyonumuz, görme engellilerin toplumsal hayata daha eşit, aktif ve bağımsız katılımlarını destekleyen teknolojiler geliştirmek. Bu amaçla iki temel teknoloji sunuyoruz:
1. WeWALK Akıllı Baston:
WeWALK Akıllı Baston, görme engellilerin bağımsız bir şekilde hareket etmelerine katkı sağlamak için tasarlanmış, teknolojiyle donatılmış yapay zekâ tabanlı bir bastondur. Geleneksel beyaz bastonun üzerine eklenen akıllı özellikler sayesinde kullanıcılarına daha güvenli ve kolay bir deneyim sunar.
Standart bir baston inceliğinde ve hafifliğinde tasarlanan WeWALK, üzerindeki fiziksel butonlar sayesinde sezgisel ve kolay bir kullanım sunar. Dahili sensörleriyle baş ve göğüs hizasındaki engelleri algılayarak titreşim veya sesli uyarılar verir. Bluetooth üzerinden WeWALK mobil uygulamasıyla bağlantı kurarak kullanıcıların doğrudan baston üzerinden adım adım navigasyon almasına, toplu taşıma bilgilerine ulaşmasına ve çevredeki mekânları keşfetmesine olanak tanır. Sesli asistanı sayesinde navigasyon, toplu taşıma ve keşfet özellikleri sesli komutlarla kullanılabilir. Yapay zekâ entegrasyonu ile kullanıcılar bastona istedikleri soruyu sorabilir; bir kahvecinin menüsünden bir tarihi yapının betimlemesine kadar pek çok bilgiye anında erişebilirler.
2. DANIŞ Profesyonel Görüntülü Görüşme Servisi:
DANIŞ, görme engellilerin görsel desteğe ihtiyaç duydukları her an, WeWALK mobil uygulaması üzerinden profesyonel asistanlara görüntülü bağlanarak kendi telefonlarının kameraları aracılığıyla anlık ve canlı hizmet alabildikleri bir profesyonel asistan servisidir.
WeWALK Akıllı Baston ve DANIŞ Görüntülü Görüşme Servisi, kent yaşamının sadece fiziksel erişilebilirlikle değil, aynı zamanda bilgiye erişim, yön bulma, güvenlik ve toplumsal katılım gibi çok boyutlu ihtiyaçlarla tanımlandığının bilinciyle geliştirilmiştir. Bu iki teknoloji, görme engellilerin kentsel mekânlarda bağımsız hareket edebilmesini, kamu ve özel sektör hizmetlerine eşit düzeyde erişebilmesini ve günlük yaşam pratiklerinde aktif birer özne olarak yer almasını güçlendiriyor. WeWALK olarak amacımız, engelliliği bireyin sınırlılığından ziyade toplumsal ve çevresel bariyerlerin bir sonucu olarak ele alan perspektifimizi teknolojiyle buluşturarak, şehirlerin herkes için daha kapsayıcı, daha erişilebilir ve daha yaşanabilir hâle gelmesine katkı sunmaktır.
Bu yazı, Kent dergisinin Ocak-Nisan 2026 tarihli onaltıncı sayısında yayımlanmıştır.
Derginin tamamını MBB Kültür Yayınları sitesinden buraya tıklayarak indirebilirsiniz.