Afetlere Dirençli Kentler Kitabı Yayınlandı
Günümüzde afetler yalnızca doğal olaylar olarak değil; plansız kentleşme, kurumsal kapasite eksiklikleri ve sosyal kırılganlıkların birleşimiyle ortaya çıkan çok boyutlu riskler olarak değerlendiriliyor. Afetlere Dirençli Kentler: Yerel Yönetimler İçin Afet Politikaları kitabı, bu bakış açısıyla afet yönetimini müdahale odaklı yaklaşımların ötesine taşıyarak zarar azaltma ve hazırlık süreçlerini merkeze alan bütüncül bir yönetim modeli öneriyor.
Afet Yönetiminde Yeni Bir Yaklaşım
Kitabın temel yaklaşımı, kaçınılmaz bir gerçeklik olarak görülen afetlerin büyük ölçüde yönetilebilir olduğu fikrine dayanıyor. Bu kapsamda kitap, afet riskinin yalnızca tehlike ile değil; maruziyet, etkilenebilirlik ve kurumsal kapasite unsurlarının birleşimiyle ortaya çıktığını vurguluyor. Yerel yönetimlerin risk azaltma politikalarını planlama, altyapı yatırımları, sosyal politikalar, bütçe yönetimi ve veri temelli karar süreçleriyle birlikte ele alması gerektiği ifade ediliyor.
Bu çerçevede afet yönetimi, yalnızca kriz anlarında yürütülen müdahale faaliyetleriyle sınırlı görülmeyerek kent planlamasından altyapı tasarımına, eğitimden kamu iletişimine kadar uzanan geniş bir yönetişim alanı olarak ele alınıyor.
Bütünleşik Afet Yönetimi ve Kent Politikaları
Kitapta afet yönetimi; zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme aşamalarından oluşan döngüsel bir süreç olarak tanımlanıyor. Özellikle afet sonrası iyileştirme süreçlerinde öne çıkan “Build Back Better” (Daha İyisini İnşa Et) yaklaşımı, kentlerin afet sonrası yalnızca eski hâline dönmesini değil, daha güvenli, sürdürülebilir ve kapsayıcı biçimde yeniden yapılandırılmasını hedefliyor.
Bu yaklaşım, afet politikalarını şehircilik ve kalkınma politikalarının ayrılmaz bir parçası hâline getirerek yerel yönetimlerin uzun vadeli stratejik planlama kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Ulusal ve Uluslararası Politika Çerçeveleriyle Uyum
Eser, Türkiye’de afet yönetimine ilişkin ulusal stratejiler ile uluslararası politika belgeleri arasında bütüncül bir bağ kuruyor. Türkiye Afet Risk Azaltma Planı, Türkiye Afet Müdahale Planı ve İl Afet Risk Azaltma Planları gibi ulusal belgelerin yerel uygulamalara nasıl entegre edilebileceği ele alınıyor. Aynı zamanda Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Paris İklim Anlaşması gibi uluslararası politika metinleri, yerel yönetimler için önemli referanslar olarak değerlendiriliyor.
Yerel Yönetimler İçin Somut Bir Yol Haritası
Kitap, yerel yönetimlere yönelik uygulanabilir politika önerileriyle de öne çıkıyor. Risk yönetiminin kurumsal düzeyde güçlendirilmesi, coğrafi bilgi sistemleri tabanlı risk haritalarının oluşturulması, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, kritik altyapıların dayanıklılığının artırılması ve mahalle ölçeğinde gönüllülük ağlarının güçlendirilmesi temel başlıklar arasında yer alıyor.
Çalışma ayrıca belediyelerin afet yönetimini tüm kurumsal süreçlere entegre eden “öğrenen organizasyon” modelini benimsemesinin önemine dikkat çekiyor.
Dirençliliğin Sosyal Boyutu
Kitapta afetlerin toplum üzerindeki etkilerinin eşit olmadığı vurgulanıyor; yoksullar, çocuklar, yaşlılar, engelliler ve göçmenler gibi kırılgan grupların dirençliliğini artırmaya yönelik kapsayıcı politikaların geliştirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu bağlamda afet yönetiminin yalnızca teknik bir alan değil, aynı zamanda sosyal adalet ve kamu hizmeti meselesi olduğu ifade ediliyor.
Veri Temelli ve Şeffaf Yönetim Vurgusu
Eserde afet yönetiminde veri odaklı yönetişim anlayışı merkeze alınıyor. Dijital risk haritaları, sensör sistemleri, açık veri uygulamaları ve şeffaf raporlama mekanizmalarının afet risklerinin yönetiminde kritik rol oynadığı vurgulanıyor. Bu yaklaşımın, afet süreçlerinde kamu güveninin güçlendirilmesine önemli katkı sağlayacağı ifade ediliyor.
Yerel Yönetimler İçin Stratejik Bir Kaynak
“Afetlere Dirençli Kentler: Yerel Yönetimler İçin Afet Politikaları”, afet dirençliliğini proje bazlı çalışmaların ötesine taşıyarak yerel yönetimler için sürekli işleyen bir yönetim modeli öneriyor. Çalışma, afetlere karşı dayanıklı şehirler inşa etmenin kriz anındaki müdahale kapasitesinden çok, kriz öncesinde geliştirilen planlama, koordinasyon ve kurumsal hazırlık süreçleriyle mümkün olduğunu ortaya koyuyor.
Yerel yönetimler, akademisyenler ve afet yönetimi alanında çalışan uzmanlar için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan kitap, Marmara Belediyeler Birliği Kültür Yayınları tarafından okuyucularla buluşturuldu.