COP31 Öncesi Gençlerin ve Belediyelerin Ortak Önerileri Raporda Toplandı
Marmara Belediyeler Birliği (MBB), Friedrich Naumann Vakfı (FNF) Türkiye Ofisi ve İnsan Hakları Akademisi (İHA) iş birliğiyle 14 Eylül 2026'da düzenlenen “Birlikte Konuşalım: COP31'e Doğru” programda, gençler ve yerel yönetim temsilcileri iklim değişikliği ve kentlerin geleceğine ilişkin önceliklerini paylaşmıştı.
Etkinliğin ardından hazırlanan raporda, tartışmalarda dile getirilen sorunlara ve çözüm önerilerine yer veriliyor. Gençlerin karar alma süreçlerine katılımı, belediyeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımı, sıfır atık uygulamaları, kentsel dayanıklılık, doğa tabanlı çözümler ve yeni teknolojilerin kullanımı raporun başlıca konularını oluşturuyor.
Gençlerin Karar Süreçlerine Katılımı Öne Çıktı
Tartışmalarda öne çıkan konulardan biri, gençlerin görüşlerinin yerel yönetimlerin kararlarına ne ölçüde yansıdığı oldu. Katılımcılar, gençlerin görüşlerini paylaşabilecekleri ortamların bulunmasının yanı sıra bu görüşlerin nasıl değerlendirildiğini bilmelerinin de önemli olduğunu vurguladı.
Bu kapsamda gençlik meclisleri ve kent konseyleri gibi mevcut yapıların daha etkin kullanılması, gençlerin proje geliştirme ve uygulama süreçlerinde yer alması ve kendilerinden alınan görüşlere ilişkin geri bildirim verilmesi önerildi.
Belediyelerin Deneyimleri ve Ortak İhtiyaçları Değerlendirildi
Raporda, belediyelerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum çalışmalarında karşılaştığı sorunlara da değiniliyor. Finansmana ve güvenilir veriye erişim, nitelikli insan kaynağı ihtiyacı ve kurumlar arası koordinasyon, dile getirilen başlıca güçlükler arasında yer alıyor.
Belediyelerin yürüttüğü projelerin ve iyi uygulama örneklerinin daha düzenli paylaşılması gerektiği belirtildi. Ayrıca geri dönüşüm altyapısının geliştirilmesi, iklim değişikliğine uyum ve afet dayanıklılığını gözeten kentsel dönüşüm için finansman seçeneklerinin artırılması ve belediyelerin yeni teknolojilerden yararlanma kapasitesinin desteklenmesi önerildi.
Raporun sonuç bölümünde, gençlerin iklim politikalarına yalnızca görüş bildirerek değil, karar alma ve uygulama süreçlerinde de yer alarak katılmasının önemi vurgulanıyor. COP31 hazırlıkları kapsamında gündeme gelen önerilerin hayata geçirilmesi ve çalışmaların COP31 sonrasında da sürdürülmesi gerektiği ifade ediliyor.