Marmara Belediyeler Birliği'nin düzenlediği MarmarAB Platformu, Lüleburgaz Belediyesi'nin ev sahipliğinde AB Sosyal Politikasını ele aldı. Ata İş Merkezi Çal Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, açılış konuşmasını Marmara Belediyeler Birliği AB ve Uluslararası İlişkiler Merkezi Direktörü Murat Daoudov, Edirne AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Lale Tüzüner ve Lüleburgaz Belediye Başkanı Emin Halebak yaptı. Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Avrupa Takımı Üyesi Prof. Dr. Meryem Koray ise toplantıya konuşmacı olarak katıldı. Belediyelerden, STK'lardan ve çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarından yoğun katılımla gerçekleşen toplantıda ana tema "Avrupa Birliği'nin Sosyal Politikası ve Yerel Yönetimler" oldu.
Prof. Dr. Meryem Koray’ın yaptığı sunumda Avrupa Birliği'ndeki sosyal ve bölgesel konular üzerinde duruldu. Avrupa'daki devlet yapılarının kendi halklarına yaklaşımları anlamında farklılık gösteren merkezi ve yerel yönetim anlayışları katılımcılara aktarılırken, Avrupa'daki toplum modeli ve ortak değerlerin ana çerçevesinin demokrasi, insan hakları, piyasa ekonomisi, serbest toplu pazar, fırsat eşitliği, sosyal refah ve dayanışma olduğu ifade edildi.
Avrupa toplum modelinin liberal-sosyal sentez ve ayrıca tarihsel, bölgesel ve sosyal bir sonuç içerdiği belirtilirken, AB'nin üç yapısal özelliğinin; siyasal demokrasi, piyasa ekonomisi, refah devleti olduğu ve ayrıca üç işlevsel özelliğinin ise siyasetin araçsallığı, temel çıkarların siyasallaşması, işbirliği ilişkilerin kurumsallaşması olduğu kaydedildi.
AB içinde oluşan yönetim anlayışlarının sınıflara ayrıldığı ifade eden Prof. Dr. Meryem Koray, bu yönetim anlayışlarını şu şekilde sıraladı: “Liberal Model- Artıkçı Model (Yoksulluğun hafifletilmesi, koşullara bağlı yardımlar; İng. İrlanda)”, “Muhafazakar Model (Sosyal güvenlik öne çıkmakta; Kıta Avrupası)”, “Sosyal Demokrat Model (Sosyal eşitlik ve adaletçi model; İskandinav ülkeleri)”, “Akdeniz Modeli (Muhafazakar modelin versiyonu; ailenin, kilisenin öne çıktığı model)”
Bu farklı uygulamaların, yerel yönetimlerin halka ulaştırdıkları hizmetin niteliği ve kalitesinde de belirleyici bir rol oynamakta olduğunu söyleyen Prof. Koray, yerel yönetimlerin rollerini belirleyen faktörler başlığı altında, sosyal rahatsızlıklara, toplumsal huzursuzluklara, ihtiyaçlara değinirken, en belirleyici faktörün ise mali kapasite olduğunu, bunun kaynağının da merkezi hükümet olduğuna vurgu yaptı. Hükümetin ayırdığı kaynağın, yerel yönetimlerdeki sosyal hizmet farkları ile yakından ilgili olduğu aktarıldı.
Avrupa'da toplam nüfusun %74'ü ve daha fazlasının kent ve kasabalarda yaşadığı ifade edildi. 50.000 ve 10 milyon arasındaki kent sayısının 321 olduğu, yaşlı nüfusun ve işsizliğin yüksek boyutlarda olmasının yanında sosyal dışlanmanın da yüksek olduğu belirtildi.
Avrupa'da nüfusun yaşlandığı açıklanarak, 25 üyedeki toplam nüfusun 461 milyon olduğu ifade edildi. Nüfus içerisinde; 20 yaş altındakilerin %23.5, 20-59 yaş arasındakilerin %55.7, 60-79 yaş arasındakilerin %16.9, 80 ve üstü yaşta olanların ise %4.0 olduğu ifade edildi. Türkiye'de ise 20 yaş altı nüfusun % 37.4 olduğu belirtildi. Hane halkı biçimleri olarak ise AB'deki 25 üyede 8 kişiden birinin yalnız yaşadığı ifade edildi.
Sosyal yardım ve hizmetlerin ağırlıklı olarak yerel yönetimler tarafından sağlandığı da ayrıca belirtildi. Avrupa'da sağlanan sosyal harcama kalemlerinin yaşlılara ve engellilere nakit ödeme, yaşlı ve engellilere verilen hizmetler, bakım yükümlülüğü olan ailelere bakım
yardımı, aileye nakit ödeme, aileye yardım hizmeti, aktif işgücü piyasası politikası, işsizlik ödemeleri sağlık hizmetleri, konut hizmetleri, iş kazaları ve hastalıkları ödemeleri olduğu belirtildi.