| |
| |
|
|
|
| |
Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği
AB ve
Uluslararası İlişkiler Merkezi
Dünyanın Yerel Gündemi / E-Bülten Özel Sayısı 1 Nisan 2008 |
 |
|
|
 |
| |
BUGÜN, AVRUPA YEREL YÖNETİM ÖZERKLİK ŞARTI’NIN
TÜRKİYE’DE YÜRÜRLÜĞE GİRİŞİNİN 15. YILDÖNÜMÜ
Değerli E-Bülten Okurları,
Bugün, 1 Nisan 2008 günü, Türkiye’de yerel demokrasinin gelişmesinde önemli rolü olan Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı’nın Türkiye’de yürürlüğe girmesinin 15. yıldönümüdür.
Avrupa Konseyi tarafından 1985 yılında kabul edilen Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı, yerel yönetimlerin hak ve özgürlüklerini belirleyen ve bağlayıcı olan ilk ve tek uluslararası belge olma özelliğini taşımaktadır. Bu bağlamda Avrupa Konseyi’nin Türk yerel demokrasisi üzerindeki etkisinin önemini bugünkü yıldönümü vesilesi ile hatırlatmakta yarar vardır. |
| |
|
| |
DAHA ÇOK YEREL DEMOKRASİ
Yerel yönetimler günümüzde ciddi bir değişim süreci yaşamaktadır. Uzun süreli merkeziyetçi bir yönetim geleneğinden sonra dünyada esen liberalleşme rüzgarı, merkezi yönetimlerin kuşatıcı vesayetini adım adım hafifletmektedir. Yerel yönetimlere daha fazla hak ve yetki tanıyan bir düzenin yaygınlaşması için atılan en önemli adım, 1985 yılında kabul edilen “Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı” olmuştur. Bir diğer önemli belge ise, Avrupa’da kentli hakları merkezli bir yönetimi teşvik etmek amacıyla geliştirilen; kentli haklarının doğuşu olarak da tanımlanan “Avrupa Kentsel Şartı” (1992) olmuştur.
Ancak dünyada yerel demokrasinin kavramsal çerçevesi o kadar hızlı gelişmektedir ki, 15-20 yıl önce çok ilerici olarak nitelendirilen bu düzenlemelerin yeniden çağımıza uyumlandırılması tartışılmaktadır. Örneğin, Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı Türkiye’de 90’lı yıllarda yürürlüğe girdiyse de, onun ruhu daha yeni anlaşılmakta ve son yılların reformlarıyla hayata geçirilmektedir. Oysa Avrupa’da bu Şartın artık modernize edilmesi gündemdedir. Şu görülüyor ki, gelişmiş ülkelerde yerel yönetimler üzerindeki aşırı vesayet sorunu çoktan aşılmış, artık gündemde daha fazla şeffaf ve katılımcı, daha çok kentli merkezli yönetim biçimi vardır.
ÖZERKLİK ŞARTI VE GÜNCELLENMESİ
Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı, demokrasinin gelişmesi ve kökleşmesi için güçlü yerel yönetimlere ihtiyaç duyulduğu; güçlü yerel yönetimlerin ise mümkün olduğunca özerk ve yetkilerle donatılmış olması gerektiği fikrinden hareketle hazırlanmıştır. Bu belge ile insan haklarının bekçisi ve demokratik yönetimin savunucusu olan Avrupa Konseyi, kıta çapında yerel özerliğin ve demokrasinin gelişmesini hedeflemiştir. Hemen hemen tüm Avrupa Konseyi ülkeleri bu şartı kabul etmiş olup, kendi yerel yönetim birimlerine idari, siyasi ve mali özerkliğin tanınmasını taahhüt ederler. Şarta göre, “özerk yerel yönetim kavramı yerel makamların, kanunlarla belirlenen sınırlar çerçevesinde, kamu işlerinin önemli bir bölümünü kendi sorumlulukları altında ve yerel nüfusun çıkarları doğrultusunda düzenleme ve yönetme hakkı ve imkanı anlamını taşır”.
Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı Türkiye tarafından 21 Kasım 1988 tarihinde imzalanmış, 9 Aralık 1992 tarihinde ise onaylanmıştır. Yürürlük tarihi ise 1 Nisan 1993 olarak belirlenmiş olup, bugün (1 Nisan 2008) Türkiye’de Şartın yürürlüğe girmesinin 15. yıldönümüdür. Türkiye’de bu belgenin tam anlamıyla hayata geçirilmesi yönünde her ne kadar son yılların reformlarıyla önemli mesafe kat edilmiş ise de özellikle yerel yönetimlerin mali yönden güçlendirilmesi açısından yapılacaklar vardır. Bu bağlamda, Meclisin gündeminde olan ve konu ile ilgili kanun tasarılarının bir an önce yasallaşması gerekmektedir.
Valencia Deklarasyonu ve yeni ivme
Avrupa’da yerel demokrasi fikirlerinin hızlı gelişimi sonucu artık bu anlaşmanın sağladığı kazanımların da ötesine gidilmesi gerektiği savunulmaktadır. Bu amaçla Şartın modernize edilmesi ve bir Ek Protokol ile takviye edilmesi hususu, 15 Ekim 2007 tarihinde İspanya’nın Valencia şehrinde yapılan yerel ve bölgesel yönetimlerden sorumlu bakanları bir araya getiren zirvede görüşülmüştür. Konu ile ilgili çalışma gruplarının ve Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği’nin uzun hazırlıklarının ardından Avrupalı bakanlar tarafından kabul edilen Valencia Deklarasyonu, bu yeni bir yapı arayışına yeni bir ivme kazandırmıştır.
Bu Deklarasyonun Özerklik Şartı’nı ilgilendiren kısmı şöyle özetlenebilir. Yerelde demokrasi daha fazla kökleşmeli; yurttaşların karar alma mekanizmalarına katılımını artırıcı politikalar daha fazla izlenmelidir. Bunun için kentlilerin katılım ve bilgilenme hakları teminat altına alınmalı ve bu amaçla Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı’na bir Ek Protokol yapılmalıdır. Hâlihazırda bu ek belgenin taslak çalışmaları Avrupa Konseyi tarafından sürdürülmektedir.
SONUÇ
Göründüğü gibi, Avrupa Konseyi bünyesinde yerel demokrasinin daha da ilerlemesi yönünde birçok adım atılmaktadır. Bunun için Türkiye, Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi örneğinde katılım metodundan daha fazla yararlanmalıdır. “Etkileyeni etkileme yaklaşımı” ile, kabul edildiklerinde ülkemizdeki yerel yönetimlerin durumunu da etkileyecek olan bu araçların oluşması sürecinde aktif rol üstlenmelidir.
Günümüzde bu değişim rüzgarları karşısında ya onları kavramak ve hazırlıklı olmak biçiminde bir eylem ve tedbir planı yapılabilir, ya da bu gelişmeler akımı tarafından sürüklenmek pasif tutumu içinde kalınabilir. Bu anlamda, bir tercih ve seçim yapma özgürlüğümüze sahip çıkmalıyız.
Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi ve Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı hakkında daha fazla bilgi için : www.coe.int/t/congress |
| |
 |
| |
|
|